Dikkatli Okumalısın
Diyette Sık Yapılan Hatalar
Su Kefiri
Günde iki buçuk litre su tüketilmeli
Ağız Kokusunun Nedeni Bademcik Taşı
Günde 2 Bardak Süt İçerek Fazla Kilolardan Kurtulun
Kilo Verirken Sık Yapılan Hatalar
Nefes Egzersizleri Kilo Vermeye Yardımcı
Yapılan Egzersizlerin Kalori Hesabı
Sabah Alışkanlıklarınız Kilo Vermenizi Engelliyor
Yoga Zayıflatır
Kilo Aldırmayan Besinler
Göbekten kilo alanlara öneriler
Basit Egzersiz Zayıflatır
Ayva Diyeti Nasıl Yapılır?
Sağlıklı Yaşamın Sırları
Gripten Korunma Yolları
Pişirilmiş Domatesin Faydaları
Sarımsak Tozunun Faydaları
Pepino meyvesinin faydaları nelerdir?
Salep içmenin faydaları
Chia tohumu zayıflatır mı?
1 Ayda 10 Kilo Verdiren Diyet
Kiraz Sapı Çayı
Montignac Diyeti
Elma Diyeti
Kupa Terapisi Nedir?
Tüm Gün Oturmanın 10 Zararı
Maydanozun faydaları neler?
Günde 1 kilo verdiren salatalık diyeti
Kilo vermek için kekik suyu tarifi
Saraçoğlu’nun elma sirkesi diyeti
Haşlanmış yumurta diyeti nasıl yapılır?
Patates diyeti nasıl yapılır?
Meme kanserlerinde genetik testler önemli
Maske, ağız kokusu sorununu ortaya çıkardı
Aile sağlığını korumanın 7 adımı
Hijyenik ped seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Diş sağlığınız için en faydalı besinler
Diş sıkma sorununa çözüm: Botoks!
Soğuk kış rüzgarları gözlerinizi kurutabilir
Göz neden seğirir?
Kulak sağlığını etkileyen 7 yanlış uygulama ve davranış
Çalışan kadınlarda ayak ve ayak bileği sorunlarına karşı 7 öneri
Yorgunluğunuzun nedeni B12 eksikliği olabilir
Sağlık riskini azaltmak için ideal kilonuza gelin
Diş nasıl fırçalanır?
Sağlığınızın durumu kalp atış hızınızda saklı
Çok Zayıfım Kilo Almak İçin Ne Yapmam Lazım?
Kilo Almak İçin Hangi İlaç Kullanılmalıdır?
Hangi Şurup İştah Açar?
En Çabuk Ne Kilo Aldırır?
Ne İştah Açar?
En Çok Kilo Yapan Şey Nedir?
Besin Takviyesi Nedir?
Haftada 1 Kilo Vermek İçin Günlük Kalori İhtiyacı
İştahsızlık Neden Olur ve Nasıl Geçer?
Diyet Yapmadan Kilo Vermek
Balığın Kilo Üzerindeki Etkileri
Uykunun Kilo Üzerindeki Etkileri
Kozmetik Ürünlerinin Sağlığa Etkileri

Sağlığınızın durumu kalp atış hızınızda saklı

Hiç durmadan vücudumuza kan pompalayan kalbimizin sesi, sağlığımız ile ilgili çok önemli ipuçları veriyor. Kimi zaman hızlı atan kimi zaman ise …

Sağlığınızın durumu kalp atış hızınızda saklı

Hiç durmadan vücudumuza kan pompalayan kalbimizin sesi, sağlığımız ile ilgili çok önemli ipuçları veriyor. Kimi zaman hızlı atan kimi zaman ise yavaş atan kalbimizi yılda en az bir kez kontrol altına alarak, sağlığımıza sağlık katmak elimizde! Bayındır İçerenköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mutlu Güngör, kalpte görülen ritim bozuklukları ve düzenli yapılacak kontroller hakkında önemli bilgiler verdi.

Kalbinizin atış hızı sağlığınızı ele veriyor

Hiç durmadan vücudumuza kan pompalayan

Önemsenmesi gereken ilk konu: Nabız düşüklüğü

Kalbin elektriksel aktiviteyi oluşturan sinoatriyal nodunda elektriksel aktivite oluşumu yaşla beraber olan dejenerasyona, damar tıkanıklıklarına bağlı beslenme bozukluğuna, bazı depo hastalıklarına, tiroid fonksiyon bozukluklarına veya pek çok sistemik hastalığa bağlı olarak azabilir. Bu durumda normalde 60-100 arasında olan impuls çıkarma hızı düşer. Hastanın nabzı 60/dk altındadır. Bu durum vücutta beslenme bozukluğuna sebep olur. Hasta baş dönmesi, halsizlik, minimal eforda dahi nefes darlığı veya bayılma gibi şikayetlerde bulunur.

Hastanın nabzının düşük olduğu, çekilen EKG’lerde veya ritim takibi amacıyla yapılan 24 saatlik ritim holter incelemesiyle tespit edilir. Bu durumda tedavi, kalbin elektriksel aktivitesini sağlayabilecek kalıcı kalp pili uygulamalarıdır. Kalp pilleri göğüs kasının altına yerleştirilen 3×5 cm ebatlarında cihazlardır.

Kalbinizin sorunlarını düzenli kontrollerle takip ettirin

Normalde kalbin jeneratörüne bağlı kalp kasına iletim sağlayan bir ana kablo mevcuttur. Bazı kişilerde doğumsal olarak ikinci bir kablo bulunabilir. Buna ‘aksesuar yolak’ denilir. Bu aksesuar yolağın aktiflendiği durumlarda kalp hızının 150-200/dk kadar çıkabilen, ani başlayıp ani biten, göğüste huzursuzluk hissi oluşturabilen çarpıntılar oluşur. Bu çarpıntıların ne zaman başlayacağını ne kadar süreceğini tahmin etmek pek mümkün değildir.

Çarpıntı süresi uzun olursa hasta acil servise müracaat ettiğinde çekilen EKG veya sık tekrarlıyorsa takılan 24 saatlik ritim holter tetkiki ile tanı konulabilir. Bu çarpıntılar kalp krizine veya kalp yetmezliğine sebep olan kötü ritim bozuklukları değildir. Ancak nabzın çok yükselmesi hastada ciddi bir huzursuzluk oluşturabilir. Bu bozuklukların tedavisi EFÇ (elektrofizyolojik çalışma) ve ablasyon denilen tedavilerdir. Bu tedaviler anjiografi laboratuvarlarında yapılan ve kasık toplar damarından girilerek uygulanan işlemlerdir. Aksesuar yolağın yerinin tespit edilip, radyofrekans (yakılarak) veya criyoablasyon (dondurularak) ile ortadan kaldırılması temeline dayanır.

Çarpıntının nedeni sadece kalp hastalığı olmayabilir

Çarpıntı, kalbin çalıştığını hissettiğimizde tarif ettiğimiz şikayettir. Normalde kalbimiz ömür boyu hiç aralık vermeden sürekli olarak çalışır, ancak biz onun çalıştığını göğsümüzde hissetmeyiz. Bu çarpıntılar bazen düzensiz teklemeler, bazen de nabzın 200/dk’ya yükselecek hıza ulaşması olabilir.

Ailenizin sağlık öyküsünü öğrenin ve takip edin

Kalpte yapısal bozukluğu olan hastalarda görülen ritim bozuklukları klinik olarak çok büyük önem taşır. Kalp krizi geçirmiş, bypass, stent gibi işlemler yapılmış, kalp büyümesi görülen hastalarda veya bazı doğumsal anomalilerde (hipertrofik kardiyomyopati, aritmijenik sağ ventrikül displazisi, ebstein anomalisi gibi) veya bazı ritim bozukluğuyla seyreden genetik geçişli hastalıklarda (brugada sendromu, uzun QT sendromu, kısa QT sendromu gibi) gelişen ritim bozuklukları (ventriküler taşikardi veya ventriküler fibrilasyon) kalpte ani durmaya yani bayılma veya ölüme sebep olabilir.

Kalp damar hastalığı bulunan tüm hastaların mutlaka rutin kardiyoloji kontrollerinin yapılması gerekir. Bu muayenelerde ekokardiyografik incelemelerinin gerek duyulduğu takdirde ritim holter incelemelerinin yapılması gerekir. Ailesinde sebepsiz erken ölüm öyküsü bulunan hastaların veya sporcuların mutlaka kardiyoloji muayenelerinin EKG ve ekokardiyografik değerlendirmelerinin yapılması gerekir.

Yapılan muayenelerde veya tetkiklerde ani ölüm riski görülen hastalara ICD (implentable cardiak defibrilator) dediğimiz şok cihazlarının takılması gerekir. Bu şok cihazları kalp pillerine benzer şekilde göğüs kasının altına yerleştirilen, pillere göre biraz daha büyük, yaklaşık 5×7 cm ebatlarında cihazlardır. Bu cihazlar kalbin ritmini sürekli olarak takip edip ölümcül bir ritim bozukluğu görüldüğü zaman şok vererek kalbi tekrar çalıştıran cihazlardır.

Düzenli kontrollerini ihmal gereken en önemli grup: Sporcular ve kalp hastaları

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mutlu Güngör, kalpte görülen ritim bozukluklarının felçle veya ölümle sonuçlanabilecek kadar önemli olabileceğini belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Bundan dolayı herkesin mutlaka yılda bir kez ayrıntılı kardiyoloji muayenesinin, EKG ve ekokardiyografik incelemelerinin yapılması önerilir. Risk grubundaki hastaların ise koroner arter hastalığı açısından değerlendirilmek üzere eforlu EKG, talyum testi, gerekirse koroner anjiografi gibi tetkiklerinin yapılması ise önem taşıyor.

Ailede erken ölüm olan kişilerin, sporcuların, kalp yetmezliği ile takip edilen hastaların veya baş dönmesi, halsizlik, bayılma gibi şikayeti olan hastaların kalp damar hastalığı veya ritim bozuklukları açısından EKG ve ritim holter takiplerini yaptırması ise ihmal edilmemelidir.”

Atriyal fibrilasyon sorununu önemseyin (sürekli devam eden ritim bozukluğu)

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mutlu Güngör’ün altını çizdiği bir diğer önemli konu ise tıpta atriyal fibrilasyon olarak geçen sürekli devam eden kalp ritim bozukluğu. Atriyal fibrilasyon (AF) olarak bilinen, en sık sürekli devam eden ritim bozukluğu ise ayrıca ele alınması gereken bir hastalıktır. Özellikle ileri yaşta, kapak hastalığı, hipertansiyon, kalp yetmezliği varlığında görülme sıklığı daha da artar. Kulakçıkların (atriyum) kasılamayıp sadece titreşim hareketi yaptığı ritim bozukluğudur. Bu özelliğinden dolayı atriyum içindeki kan, hareketsizliğe bağlı pıhtılaşabilir. Bu pıhtıların embolize olması felç ataklarına sebep olabilir. İleri yaşta görülen felçlerin en sık sebebi de AF’dir. AF’nin tespit edilmesi, mutlaka pıhtı önleyici tedavi kullanımını gerektirir. Pıhtı önleyici tedaviler pıhtı ve felçten korurken diğer taraftan kanama eğilimini arttırdıkları için kontrollü kullanımları gerekir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.